top of page

A Harfiyle Başlayan Hukuk Terimleri — Sayfa 2

Terim listesine geç (81 terim) ↓

1.000 hukuk terimini kısa açıklamaları, kanuni dayanakları ve ilgili kaynaklarıyla inceleyebilirsiniz. Terim adını veya günlük dildeki karşılığını arayabilir, listeyi hukuk alanına göre daraltabilir, aşağıdaki A–Z çubuğundan ilk harfe göre gezinebilirsiniz. Her sayfada en fazla 50 terim gösterilir.

Hazırlayan: Av. Mete ŞAHİN · Yenimahalle, Ankara · Kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026.

İlk harfe göre filtreleyin

A Harfiyle Başlayan Hukuk Terimleri

Sayfa 2 / 2 · 51–81 / 81 terim

A

  • Usul ve Yargılama

    Arabuluculuk

    Tarafların, tarafsız ve bağımsız bir arabulucunun yardımıyla uyuşmazlıklarına kendi iradeleriyle çözüm aradığı yöntemdir; taraflar çözüm üretemezse arabulucu çözüm önerisi de getirebilir. Yalnız tarafların serbestçe tasarruf edebileceği iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıkları arabuluculuğa elverişlidir; aile içi şiddet iddiası içerenler elverişli değildir. Kanunda belirtilen iş, ticari, tüketici ve kira uyuşmazlıkları ile ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkı uyuşmazlıklarında dava öncesi başvuru dava şartıdır; başvurunun zorunlu olması anlaşmayı zorunlu kılmaz.

    İlgili mevzuat: 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m. 1–3 ve 18/A–18/B · 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, m. 3 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 5/A · 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, m. 73/A

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Arabuluculuk Son Tutanağı

    Arabuluculuk son tutanağı, arabuluculuk faaliyeti sona erdiğinde arabulucunun düzenlediği ve tarafların anlaşıp anlaşmadığını ya da sürecin nasıl sonuçlandığını gösteren belgedir. Dava şartı arabuluculuğa tabi uyuşmazlıklarda (iş, ticari, tüketici, kira gibi) davacı, anlaşmaya varılamadığını gösteren son tutanağın aslını veya arabulucu onaylı örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Eklenmezse mahkeme bir haftalık kesin süre verir; bu sürede sunulmazsa dava usulden reddedilir. Arabulucuya hiç başvurulmadan açılan dava ise doğrudan dava şartı yokluğundan reddedilir.

    İlgili mevzuat: 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m. 17, 18/A ve 18/B · 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, m. 3 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 5/A · 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, m. 73/A

  • Usul ve Yargılama

    Arabuluculuk Ücreti

    Arabulucunun faaliyeti karşılığında isteyebileceği ücrettir; aksi kararlaştırılmadıkça faaliyetin sona erdiği tarihte yürürlükte olan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenir ve taraflarca eşit karşılanır. Dava şartı arabuluculukta taraflar anlaşırsa ücret iki saatlik ücretten az olamaz; taraflara ulaşılamaması, görüşme yapılamaması veya iki saatten kısa görüşmede anlaşılamaması hâlinde iki saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir ve yargılama giderlerinden sayılır. Tüketici uyuşmazlıklarında tüketiciye düşen ücret bakımından özel düzenleme vardır.

    İlgili mevzuat: 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m. 7 ve 18/A · 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, m. 73/A

  • Ceza ve İnfaz

    Arama Kararı

    Şüpheli veya sanığın yakalanması ya da suç delillerinin elde edilmesi amacıyla kişinin üstü, eşyası, konutu, işyeri veya diğer yerlerinde arama yapılmasına izin veren karar veya yazılı emirdir. Kural olarak hâkim karar verir; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı, ona ulaşılamazsa kolluk amiri yazılı emir verebilir; ancak konut, işyeri ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda kolluk amirinin emriyle arama yapılamaz. Kararda aramanın nedeni olan fiil, aranacak kişi, yer veya eşya ile geçerlilik süresi gösterilir; konut, işyeri ve kapalı yerlerde gece araması kanundaki istisnalar dışında yasaktır.

    İlgili mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 116–122

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Arsa Payı

    Kat mülkiyeti kurulan arsanın, her bağımsız bölüme tahsis edilen ortak mülkiyet payıdır. Arsa payı, bağımsız bölümlerin konum ve büyüklüklerine göre hesaplanan değerleriyle orantılı olarak belirlenir ve bölümlerin değerinde sonradan meydana gelen artış veya azalma nedeniyle değiştirilemez. Orantısız tahsis hâlinde her kat maliki veya kat irtifakı sahibi arsa paylarının yeniden düzenlenmesi için mahkemeye başvurabilir.

    İlgili mevzuat: 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu, m. 2–3

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi

    Arsa sahibinin, yüklenicinin arsa üzerinde yapacağı yapıya karşılık arsadan belirli payları veya bağımsız bölümleri yükleniciye devretmeyi üstlendiği sözleşmedir. Eser sözleşmesi ile taşınmaz satış vaadinin unsurlarını birlikte taşır; taşınmaz mülkiyetinin devri borcunu içerdiğinden resmî şekilde, noterde düzenleme biçiminde yapılması gerekir. Sözleşmeden doğan haklar tapu kütüğüne şerh verilebilir; yüklenicinin teslim borcu ve ayıptan sorumluluğu eser sözleşmesi hükümlerine göre değerlendirilir.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 237 ve 470 · 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 706 ve 1009 · 1512 sayılı Noterlik Kanunu, m. 89

  • Ceza ve İnfaz

    Arşiv Kaydı

    Arşiv kaydı, infazın tamamlanması, mahkûmiyeti bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikâyetten vazgeçme veya etkin pişmanlık, ceza zamanaşımı ya da genel af nedeniyle adli sicilden çıkarılan bilgilerin tutulduğu kayıttır. Bu bilgileri kişinin kendisi veya özel yetkili vekili, soruşturma ya da kovuşturma kapsamında savcılık ve mahkemeler, seçim kurulları ile özel kanunlarda gösterilen kurumlar isteyebilir. Arşiv bilgileri ilgilinin ölümüyle; Anayasa m. 76 veya TCK dışındaki kanunlarda hak yoksunluğu doğuran mahkûmiyetlerde hakların geri verilmesi kararıyla on beş, bu karar olmaksızın otuz yıl, diğer mahkûmiyetlerde beş yıl geçmekle tamamen silinir.

    İlgili mevzuat: 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu, m. 9, 10 ve 12

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Artık Değer

    Mal rejiminin tasfiyesinde, kanuni ekleme ve denkleştirmeler gözetilerek edinilmiş mallardan ilgili borçların çıkarılmasıyla bulunan değerdir. Katılma alacağının hesaplanmasında kullanılır. Eşin bütün malvarlığının toplamıyla veya bir taşınmazın tek başına satış bedeliyle aynı değildir.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 229–231 ve 236

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Artmirasçı Atama

    Artmirasçı atama, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufla atadığı önmirasçıyı, kazandığı mirası belirli bir anda artmirasçıya devretmekle yükümlü kılmasıdır. Tasarrufta geçiş anı belirtilmemişse miras önmirasçının ölümüyle artmirasçıya geçer; aynı devir yükümlülüğü artmirasçıya yüklenemez. Önmirasçıya geçen mirasın sulh mahkemesince defteri tutulur ve mirasbırakan açıkça bağışık tutmadıkça teslim, güvence gösterilmesine bağlıdır. Artmirasçı, mirası geçiş anında sağsa kazanır.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 521–525

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Asgari Ücret

    İş sözleşmesiyle çalışan işçiye ödenebilecek ücretin kanuni alt sınırıdır. Ücretlerin asgari sınırları, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca Asgari Ücret Tespit Komisyonu aracılığıyla en geç iki yılda bir belirlenir; Komisyon kararları kesindir ve Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girer. Belirlenen sınırlar, İş Kanunu kapsamında olsun veya olmasın iş sözleşmesiyle çalışan her işçi için geçerlidir.

    İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 39

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Asıl İşveren ve Alt İşveren

    Asıl işveren-alt işveren ilişkisi, bir işverenden işyerindeki yardımcı işlerde veya asıl işin işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren bir bölümünde iş alan ve bu işte görevlendirdiği işçilerini yalnız o işyerinde çalıştıran diğer işverenle kurulan ilişkidir. Asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak İş Kanunundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. Her hizmet alımı bu ilişkiyi oluşturmaz; muvazaalı ilişkide alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılır.

    İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 2

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Askerlik Nedeniyle İşten Ayrılma

    Askerlik nedeniyle işten ayrılma, iş sözleşmesinin muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyla sona ermesidir ve kanunda kıdem tazminatına hak kazandıran sona erme hâllerinden biri olarak sayılmıştır. Kıdem tazminatı işe başlama tarihinden itibaren her tam yıl için otuz günlük ücret tutarında hesaplandığından en az bir yıllık kıdem aranır. Askerî ödev nedeniyle işinden ayrılan işçi, ödevin sona ermesinden başlayarak iki ay içinde işe dönmek isterse işveren onu eski veya benzeri işte boş yer varsa hemen, yoksa boşalacak ilk işe öncelikle almak zorundadır; aksi hâlde üç aylık ücret tutarında tazminat öder.

    İlgili mevzuat: 1475 sayılı İş Kanunu, m. 14 · 4857 sayılı İş Kanunu, m. 31 ve 120

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Askıda Hükümsüzlük

    Bir hukuki işlemin, kanunun aradığı izin veya onay henüz verilmediği için geçerli mi geçersiz mi olacağının belli olmadığı ara durumdur. Örneğin ayırt etme gücüne sahip küçük veya kısıtlının kendisini borç altına sokan işlemi, yasal temsilcinin önceden izni yoksa onun onayına kadar askıdadır; karşılıksız kazanmalar ile kişiye sıkı sıkıya bağlı hakların kullanılması için rıza gerekmez. İşlem, diğer tarafın belirlediği veya onun başvurusu üzerine hâkimin belirleyeceği uygun süre içinde onanmazsa diğer taraf işlemle bağlı olmaktan kurtulur.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 16 ve 451

  • Usul ve Yargılama

    Asli Müdahale

    Asli müdahale, bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişinin, hüküm verilinceye kadar yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açmasıdır. Asli müdahil taraflardan birine yardımcı olmaz; her iki tarafa karşı kendi hakkına ilişkin bağımsız bir talepte bulunur. Asli müdahale davası ile asıl yargılama birlikte yürütülür ve karara bağlanır.

    İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 65

  • Usul ve Yargılama

    Asliye Hukuk Mahkemesi

    Dava konusunun değerine bakılmaksızın, kanunda başka bir mahkemenin görevli kılınmadığı bütün dava ve işlere bakan genel görevli mahkemedir. Tapu iptali ve tescil, tazminat ve sözleşmeye dayalı alacak davaları tipik örnekleridir. Aile veya ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla da görev yapabilir.

    İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 2 · 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun, m. 2 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 5

  • Ticaret, Tüketici ve Kişisel Veriler

    Asliye Ticaret Mahkemesi

    Ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakan mahkemedir. Ticari davalarda konusu para olan alacaklar bakımından arabuluculuk dava şartıdır. Kanunda sayılan bazı davalar heyet hâlinde görülür.

    İlgili mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 4–5/A · 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun, m. 5

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Aşırı İfa Güçlüğü

    Aşırı ifa güçlüğü, sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durumun, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkarak mevcut olguları, ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı kılacak ölçüde borçlu aleyhine değiştirmesidir. Borcunu henüz ifa etmemiş veya haklarını saklı tutarak ifa etmiş borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını, bu mümkün değilse sözleşmeden dönmeyi isteyebilir; sürekli edimli sözleşmelerde kural olarak dönme yerine fesih hakkı kullanılır. Hüküm yabancı para borçlarında da uygulanır.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 138

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Aşırı Yararlanma

    Bir tarafın zor durumda kalmasından, düşüncesizliğinden veya deneyimsizliğinden yararlanılarak edimler arasında açık oransızlık oluşturulmasıdır. Yalnız bedelin yüksek veya düşük olması yeterli değildir. Zarar gören, koşullara göre sözleşmeyle bağlı olmamayı veya dengesizliğin giderilmesini isteyebilir.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 28

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Atanmış Mirasçı

    Mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufla mirasın tamamı veya belirli oranı için mirasçı kıldığı kişidir. Terekeye mirasçı sıfatıyla katılır; yalnız belirli bir malı isteme hakkından farklıdır. Atama, saklı pay ve tasarrufun geçerliliği kurallarına tabidir.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 505–506, 516 ve 599

  • Ticaret, Tüketici ve Kişisel Veriler

    Aval

    Bir kambiyo senedi bedelinin ödenmesini tamamen veya kısmen güvenceye alan, kanuni şekle bağlı taahhüttür. Aval verenin sorumluluğu, kimin lehine aval verildiği ve senet hükümleriyle belirlenir. Adi kefaletle aynı hukuki kurum değildir.

    İlgili mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 700–702, 778 ve 794

  • Usul ve Yargılama

    Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi

    Avukatlık hizmetlerinde ücretin asgari sınırlarını düzenleyen tarifedir. Türkiye Barolar Birliği tarafından, Avukatlık Kanunu’ndaki hazırlama ve onay süreciyle belirlenir. Karşı tarafa yükletilecek vekâlet ücretinde uygulanacak bölüm, tutar ve oran işin türüne ve ilgili tarihte yürürlükte bulunan tarifeye göre incelenir.

    İlgili mevzuat: 1136 sayılı Avukatlık Kanunu, m. 164 ve 168–169

  • Ticaret, Tüketici ve Kişisel Veriler

    Aydınlatma Yükümlülüğü

    Kişisel veriler elde edilirken ilgili kişiye veri sorumlusu, amaç, aktarım, toplama yöntemi, hukuki sebep ve haklar hakkında bilgi verilmesidir. Açıklama, hangi işlemin neye dayandığını anlaşılır kılmalıdır. Aydınlatmanın yapılması, tek başına açık rıza alınması veya her işleme hukuki dayanak sağlanması değildir.

    İlgili mevzuat: 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, m. 10

  • Ticaret, Tüketici ve Kişisel Veriler

    Ayıplı Hizmet

    Kararlaştırılan zamanda başlamayan veya gereken özellikleri taşımadığı için sözleşmeye aykırı olan hizmettir. Hizmetin yeniden görülmesi, onarım, indirim veya dönme gibi seçimlik haklar kanuni koşullara bağlıdır. Her memnuniyetsizlik, sözleşmeye aykırılık gösterilmeden ayıp sayılmaz.

    İlgili mevzuat: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, m. 13–16

  • Ticaret, Tüketici ve Kişisel Veriler

    Ayıplı Mal

    Ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında kararlaştırılan örnek veya modele uymayan ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımayan, bu nedenle sözleşmeye aykırı olan maldır. Ambalaj, etiket, kullanma kılavuzu, internet portalı veya reklamda belirtilen özellikleri taşımayan ya da maddi, hukuki veya ekonomik eksiklik içeren mallar da ayıplıdır. Tüketici sözleşmeden dönme, bedelden indirim, ücretsiz onarım veya ayıpsız misliyle değiştirme haklarından birini seçebilir; teslimden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıbın teslimde var olduğu kabul edilir ve sorumluluk kural olarak iki yıllık zamanaşımına tabidir.

    İlgili mevzuat: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, m. 8–12

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Ayırt Etme Gücü

    Kişinin akla uygun biçimde davranabilme yeteneğidir; yaşının küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk veya bunlara benzer bir sebeple bu yetenekten yoksun olmayan herkes ayırt etme gücüne sahip sayılır. Ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiilleri, kanunda gösterilen ayrık durumlar dışında hukuki sonuç doğurmaz. Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar, yasal temsilcilerinin rızası olmadan kendi işlemleriyle borç altına giremez, ancak haksız fiillerinden sorumludur.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 13–16

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Aynen İfa

    Aynen ifa, borcun para karşılığı tazminat yerine kararlaştırılan edimin kendisi yerine getirilerek ifa edilmesidir. Borç ifa edilmezse alacaklı kural olarak edimin aynen yerine getirilmesini isteyebilir; karşılıklı sözleşmelerde borçlunun temerrüdünde, kanuni koşullarla ifadan vazgeçip ifa edilmemeden doğan zararını isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir. Yapma borcu ifa edilmezse alacaklı, masrafı borçluya ait olmak üzere edimin kendisi veya başkası tarafından yerine getirilmesine hâkimden izin isteyebilir. Borçlunun sorumlu olmadığı sebeplerle ifa imkânsızlaşırsa borç sona erer.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 83, 112–113, 125 ve 136

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Ayni Hak

    Ayni hak, bir eşya üzerinde doğrudan hâkimiyet sağlayan ve herkese karşı ileri sürülebilen haktır. Mülkiyet en kapsamlı ayni haktır; irtifak hakları, taşınmaz yükü ve rehin hakları ise sınırlı ayni haklardır. Taşınmazlar üzerindeki ayni haklar kural olarak tapu kütüğüne tescille doğar ve sıralarını tescile göre alır; ancak miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal ve kamulaştırma gibi kanunda sayılan hâllerde mülkiyet tescilden önce kazanılır.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 683, 705, 779, 839, 850 ve 1022

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Ayrılık Kararı

    Evliliği sona erdirmeden eşlerin belirli bir süre ayrı yaşamasına ilişkin mahkeme kararıdır. Boşanma sebebi ispatlandığında hâkim boşanmaya veya ayrılığa karar verebilir; dava yalnız ayrılığa ilişkinse boşanmaya karar verilemez, boşanma davasında ise ayrılığa ancak ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı varsa hükmedilir. Ayrılık bir yıldan üç yıla kadar verilebilir ve süre kararın kesinleşmesiyle işler; süre bitince ayrılık kendiliğinden sona erer, ortak hayat yeniden kurulmamışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 170–172

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Ayrımcılık Tazminatı

    İş ilişkisinde veya sona ermesinde kanundaki ayrımcılık yasağının ihlali nedeniyle talep edilebilen tazminattır. İşçi, dört aya kadar ücreti tutarındaki uygun bir tazminattan başka yoksun bırakıldığı hakları da isteyebilir. İhlali kural olarak işçi ispat eder; işçi ihlal ihtimalini güçlü biçimde gösteren bir durum ortaya koyarsa, ihlalin bulunmadığını işveren ispat etmelidir. Sendikal ayrımcılıkla ilişkisi ayrıca incelenir.

    İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 5 · 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu, m. 25

  • Usul ve Yargılama

    Azil (Vekil)

    Vekâlet verenin, vekile verdiği yetkiyi tek taraflı olarak sona erdirmesidir. Azil her zaman mümkündür; ancak uygun olmayan zamanda yapılan azil, vekilin bundan doğan zararının giderilmesini gerektirir. Davada azlin mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade etmesi için dilekçeyle bildirilmesi veya tutanağa geçirilmesi gerekir. Avukatın azlinde ücretin tamamı ödenir; avukat kusur veya ihmali nedeniyle azledilmişse ücret ödenmez.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 512 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 81 ve 83 · 1136 sayılı Avukatlık Kanunu, m. 174

  • Ceza ve İnfaz

    Azmettirme

    Başka bir kişide belirli bir suçu işleme kararı uyandırılarak onun suç işlemeye yöneltilmesi biçimindeki iştirak türüdür. Azmettiren, işlenen suçun cezasıyla cezalandırılır; üstsoy ve altsoy ilişkisinden doğan nüfuz kullanılarak veya çocuklar suça azmettirildiğinde ceza üçte birden yarısına kadar artırılır. Önceden var olan suç işleme kararını yalnızca kuvvetlendiren kişi ise azmettiren değil, yardım eden olarak sorumlu olur.

    İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 38–39

Sayfa 2 / 2 · 51–81 / 81 terim

Hukuk sözlüğü ana sayfası · Sonraki harf: B

Kaynaklar ve Güncellik

Son kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026. Tanımlar, 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla yapılanlar dâhil yürürlükteki değişiklikler gözetilerek Mevzuat Bilgi Sistemi’ndeki güncel metinlerle karşılaştırılmıştır. Tanımlar genel bilgi verir; terim sayfalarındaki kanun bağlantıları resmî mevzuat metinlerine yönelir, akademik görüşler Doktrin başlığıyla ayrılır. İşlem yapılacak tarihte yürürlük, geçiş hükümleri ve olayın özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir.

Kaynak ve Güncelleme Politikası · İletişim · Hukuki Hesaplama Araçları · Av. Mete ŞAHİN — 2026 Yargıda Parasal Sınırlar

bottom of page