İş ve Sosyal Güvenlik Terimleri — Sayfa 2
Terim listesine geç (102 terim) ↓
1.000 hukuk terimini kısa açıklamaları, kanuni dayanakları ve ilgili kaynaklarıyla inceleyebilirsiniz. Terim adını veya günlük dildeki karşılığını arayabilir, listeyi hukuk alanına göre daraltabilir, aşağıdaki A–Z çubuğundan ilk harfe göre gezinebilirsiniz. Her sayfada en fazla 50 terim gösterilir.
Hazırlayan: Av. Mete ŞAHİN · Yenimahalle, Ankara · Kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026.
İş ve Sosyal Güvenlik Terimleri
Sayfa 2 / 3 · 51–100 / 102 terim
İ
İş ve Sosyal Güvenlik
İş Mahkemesi
İşçi ile işveren veya işveren vekili arasında iş ilişkisinden doğan hukuk uyuşmazlıklarına ve Sosyal Güvenlik Kurumu ya da Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik uyuşmazlıklarına bakan, tek hâkimli ve asliye derecesindeki mahkemedir. İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4. maddesine ilişkin uyuşmazlıklar bu görevin dışındadır; iş mahkemesi bulunmayan yerlerde bu işlere asliye hukuk mahkemesi bakar. Kanunda sayılan davalarda arabulucuya, sosyal güvenlik uyuşmazlıklarında ise kural olarak önce Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurulması gerekir; yargılamada basit usul uygulanır.
İlgili mevzuat: 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, m. 2–7
İş ve Sosyal Güvenlik
İş Sağlığı ve Güvenliği
Çalışmadan kaynaklanan sağlık ve güvenlik risklerini önlemeye yönelik yükümlülük ve tedbirler bütünüdür. Dışarıdan uzman hizmeti alınması veya çalışanın kendi yükümlülüklerinin bulunması işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
İlgili mevzuat: 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, m. 4–5
İş ve Sosyal Güvenlik
İş Sözleşmesi
Bir tarafın (işçi) işverene bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir; Türk Borçlar Kanunu’nda aynı sözleşme “hizmet sözleşmesi” adıyla genel olarak düzenlenir. Kanunda aksi belirtilmedikçe özel bir şekle tabi değildir; ancak süresi bir yıl veya daha uzun olan iş sözleşmelerinin yazılı yapılması zorunludur. Sözleşmenin adı tek başına belirleyici değildir; fiilen kurulan çalışma ilişkisinin özellikleri ve uygulanacak kanun dikkate alınır.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 2 ve 8–9 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 19 ve 393
İş ve Sosyal Güvenlik
İşçi
Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişidir. Bir yerde çalışıyor olmak tek başına herkesin aynı iş hukuku statüsünde bulunduğunu göstermez; bağımsız çalışma ve kamu görevliliği gibi ilişkiler ayrıca değerlendirilir.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 2, 4 ve 8
İş ve Sosyal Güvenlik
İşçi Alacaklarında Zamanaşımı
İş sözleşmesinden doğan ücret ve tazminat alacaklarında, dolmasıyla borçluya zamanaşımı def’i imkânı veren kanuni süredir. Ücret alacakları ile yıllık izin ücreti, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı ve eşit davranma ilkesine aykırı fesihten doğan tazminat beş yıllık zamanaşımına tabidir. Süre kural olarak alacağın muaccel olmasıyla, yıllık izin ücretinde sözleşmenin sona ermesiyle başlar ve zorunlu arabuluculuk süreci boyunca durur. Kısmi davada talep HMK m. 109/4 uyarınca artırılırsa artırılan kısım için de zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılır.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 32, 59 ve ek m. 3 · 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, m. 3 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 149 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 109
İş ve Sosyal Güvenlik
İşçilik Alacakları
İş sözleşmesinden veya kanundan doğan ve işçinin işverenden isteyebileceği parasal hakların genel adıdır. Ödenmeyen ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti ile kıdem, ihbar ve kötüniyet tazminatı bu kapsamdadır. Bu alacaklar için dava açmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır; zamanaşımı süresi kural olarak beş yıldır.
İlgili mevzuat: 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, m. 3 · 4857 sayılı İş Kanunu, m. 32 ve ek m. 3
İş ve Sosyal Güvenlik
İşçinin Sadakat Borcu
İşçinin yüklendiği işi özenle yapma ve işverenin haklı menfaatlerini korumada sadakatle davranma yükümlülüğüdür. İşçi hizmet ilişkisi sürerken sadakat borcuna aykırı olarak ücret karşılığında üçüncü kişiye hizmet veremez, özellikle işvereniyle rekabete giremez. İş sırasında öğrendiği üretim ve iş sırlarını kendi yararına kullanamaz ve açıklayamaz; işverenin haklı menfaati gerektirdiği ölçüde sır saklama yükümlülüğü ilişki sona erdikten sonra da devam eder.
İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 396
İş ve Sosyal Güvenlik
İşçinin Savunmasının Alınması
Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işçinin davranışı veya verimiyle ilgili nedenlerle feshedilmesinden önce, işçinin hakkındaki iddialara karşı savunmasının alınması zorunluluğudur. Savunma alınmadan bu nedenlere dayanılarak fesih yapılamaz; ancak işverenin ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan hâllere dayanan (m. 25/II) derhâl fesih hakkı saklıdır. İşveren fesih bildirimini yazılı yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin biçimde belirtmek zorundadır.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 19 ve 25
İş ve Sosyal Güvenlik
İşe Başlatmama Tazminatı
Feshin geçersizliği kararından sonra kanuni sürede başvuran işçiyi, başvurudan itibaren bir ay içinde işe başlatmayan işverenin ödemekle yükümlü olduğu tazminattır. 4857 m. 21’de genel tutar dört ile sekiz aylık ücret arasındadır. Boşta geçen süre ücreti ayrı bir alacaktır; özel kanun hükümleri ayrıca incelenir.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 21
İş ve Sosyal Güvenlik
İşe İade Davası
İş güvencesi kapsamındaki işçinin, işverence yapılan feshin geçersizliğinin tespitini ve işe iadesini istediği davadır. Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerinde, belirsiz süreli sözleşmeyle çalışan ve en az altı aylık kıdemi olan işçi başvurabilir; yer altı işlerinde kıdem şartı aranmaz, belirli işveren vekilleri kapsam dışındadır. İşçi fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmalı, anlaşma sağlanamazsa son tutanaktan itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açmalıdır; istinafta bölge adliye mahkemesi kesin karar verir.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 18–21 · 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, m. 3
İş ve Sosyal Güvenlik
İşsizlik Ödeneği
İşini kanunda sayılan nedenlerle kaybeden ve diğer koşulları sağlayan sigortalıya işsizlik sigortasından yapılan süreli ödemedir. Her işten ayrılan kişi otomatik olarak hak kazanmaz; ayrılma nedeni, prim geçmişi ve başvuru koşulları birlikte aranır.
İlgili mevzuat: 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu, m. 47–51
İş ve Sosyal Güvenlik
İşveren
İş sözleşmesiyle işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişi ya da tüzel kişiliği olmayan kurum veya kuruluştur. İşveren sıfatı yalnız işyerinin sahibi olarak görünen kişinin adına göre değil, çalışma ilişkisinin kuruluşuna ve yönetimine göre değerlendirilir.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 2
İş ve Sosyal Güvenlik
İşveren Vekili
İşveren adına hareket ederek işin, işyerinin veya işletmenin yönetiminde görev alan kişidir. Bu sıfatla işçilere karşı yaptığı işlemlerden doğrudan işveren sorumlu olur; işveren vekili olmak kişinin işçilik haklarını kendiliğinden kaldırmaz.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 2
İş ve Sosyal Güvenlik
İşyeri Devri
İşyerinin veya bir bölümünün hukuki bir işleme dayanarak başka bir işverene devredilmesidir. Devir tarihinde mevcut iş sözleşmeleri bütün hak ve borçlarıyla devralana geçer; devralan, kıdeme bağlı haklarda işçinin devredenin yanında işe başladığı tarihi esas alır. Devirden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan birlikte sorumludur; devredenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yılla sınırlıdır. Devir tek başına fesih nedeni değildir; iflas nedeniyle tasfiye sonucu yapılan devirde bu hükümler uygulanmaz.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 6
K
İş ve Sosyal Güvenlik
Kıdem Tazminatı
1475 sayılı Kanun m. 14 kapsamındaki işçiye, en az bir yıllık çalışma ve kanunda belirtilen sona erme koşulları varsa ödenen tazminattır. Her tam hizmet yılı için 30 günlük giydirilmiş brüt ücret esas alınır; artan süreler oranlanır. Hesapta kanuni tavan ve uygulanabilir sözleşme hükümleri de değerlendirilir. Her işten ayrılma kıdem tazminatı hakkı doğurmaz.
İlgili mevzuat: 1475 sayılı İş Kanunu, m. 14
İş ve Sosyal Güvenlik
Kıdem Tazminatı Alabilir Yazısı
Emeklilik için gereken yaş dışındaki sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı koşullarını tamamlayan işçiye Sosyal Güvenlik Kurumunca verilen ve uygulamada bu adla bilinen belgedir. Kanun, yaş dışındaki koşulları tamamlayarak kendi isteğiyle işten ayrılan işçiye kıdem tazminatı ödenmesini öngörür. Belge, koşulların tamamlandığını göstermeye yarar; işten ayrılma tarihinde koşulların sağlanmış olması gerekir.
İlgili mevzuat: 1475 sayılı İş Kanunu, m. 14
İş ve Sosyal Güvenlik
Kıdem Tazminatı Tavanı
Kanuni veya sözleşmeyle belirlenen kıdem tazminatının bir hizmet yılı için ödenecek miktarının aşamayacağı üst sınırdır. Bu sınır, Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek devlet memuruna 5434 sayılı Kanuna göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesi tutarıdır ve dönemsel olarak değişir. Hesapta iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte geçerli tavan esas alınır; güncel tutar için kıdem tazminatı aracına bakılabilir.
İlgili mevzuat: 1475 sayılı İş Kanunu, m. 14
İş ve Sosyal Güvenlik
Kısa Çalışma Ödeneği
Kısa çalışma ödeneği, genel ekonomik, sektörel veya bölgesel kriz, genel salgın ya da zorlayıcı sebeplerle işyerindeki çalışma süresinin geçici olarak önemli ölçüde azaltılması veya faaliyetin geçici olarak durdurulması hâlinde İşsizlik Sigortası Fonundan işçiye yapılan ödemedir. Kısa çalışma üç ayı aşmamak üzere yapılabilir; Cumhurbaşkanı ödeneğin süresini altı aya kadar uzatabilir. Ödenek için kısa çalışma başlamadan önceki son 120 gün hizmet akdine tabi olmak ve son üç yılda en az 450 gün işsizlik sigortası primi ödemiş olmak gerekir. Günlük ödenek, son on iki aylık prime esas kazançlara göre hesaplanan günlük ortalama brüt kazancın yüzde altmışıdır ve kanuni üst sınırı aşamaz.
İlgili mevzuat: 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu, ek m. 2
İş ve Sosyal Güvenlik
Kısmi Süreli Çalışma
Normal haftalık çalışma süresinin emsal tam süreli işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlendiği çalışma biçimidir. Yalnız bu nedenle haklı sebep olmadan farklı işlem yapılamaz; ücret ve bölünebilir parasal haklar bakımından çalışma süresiyle orantı kuralı uygulanır.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 13
İş ve Sosyal Güvenlik
Kötüniyet Tazminatı
İş güvencesinin ilgili hükümleri dışında kalan işçinin sözleşmesinin fesih hakkı kötüye kullanılarak sona erdirilmesine bağlanan tazminattır. Tutarı, bildirim süresine ait ücretin üç katıdır; bildirim şartına da uyulmamışsa ayrıca ihbar tazminatı ödenir. Her haksız fesih otomatik olarak bu tazminatı doğurmaz; iş güvencesi kapsamı ve kötüye kullanma olgusu birlikte değerlendirilir.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 17–18
İş ve Sosyal Güvenlik
Kurum Zararı (Rücu)
İş kazası veya meslek hastalığı işverenin kastı ya da sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumun yaptığı ve ileride yapacağı ödemeler ile bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin işverene ödettirilmesidir. Bu tutar, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlıdır ve kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır. İş kazası, meslek hastalığı veya hastalık üçüncü kişinin kusuruyla meydana gelmişse bu ödemeler ile ilk peşin sermaye değerinin yarısı üçüncü kişiye ve kusuru varsa onu çalıştırana rücu edilir.
İlgili mevzuat: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m. 21
L
İş ve Sosyal Güvenlik
Lokavt
İşyerinde faaliyetin tamamen durmasına yol açacak biçimde, işveren veya işveren vekilinin kendi kararıyla ya da bir kuruluşun kararına uyarak işçileri topluca işten uzaklaştırmasıdır. Toplu iş sözleşmesi uyuşmazlığında işçi sendikasının grev kararı alması üzerine Kanuna uygun yapılan lokavt kanuni lokavttır; lokavt kararı, grev kararının tebliğinden itibaren altmış gün içinde alınabilir. Kanuni lokavt süresince iş sözleşmeleri askıda kalır; kanun dışı lokavtta işçiler sözleşmelerini haklı nedenle feshedebilir.
İlgili mevzuat: 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu, m. 59, 60, 67 ve 70
M
İş ve Sosyal Güvenlik
Malullük
Sigortalının çalışma gücünün veya iş kazası ya da meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az yüzde altmışını kaybettiğinin, sağlık kurulu raporları üzerine Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilmesi hâlidir; kamu görevlilerinde vazifesini yapamayacak derecede meslekte kazanma gücü kaybı da yeterlidir. Sigortalılıktan önce bu derecede var olan hastalık veya engellilik malullük aylığı doğurmaz. Aylık için ayrıca en az on yıllık sigortalılık ve 1800 gün prim (başkasının sürekli bakımına muhtaç olanlarda yalnız 1800 gün) ile işten ayrılarak yazılı istek aranır.
İlgili mevzuat: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m. 25–26
İş ve Sosyal Güvenlik
Mazeret İzni
İşçiye kanunda sayılan özel durumlarda verilen ücretli izindir. İşçiye evlenmesi veya evlat edinmesi ya da ana, baba, eş, kardeş veya çocuğunun ölümü hâlinde üç gün, eşinin doğum yapması hâlinde on gün ücretli izin verilir. En az yüzde yetmiş oranında engelli veya süreğen hastalığı olan çocuğun tedavisi için, ebeveynlerden yalnız birinin kullanması koşuluyla bir yıl içinde on güne kadar ücretli izin verilir.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, ek m. 2
İş ve Sosyal Güvenlik
Meslek Hastalığı
Yapılan işin niteliği veya yürütüm koşulları nedeniyle ortaya çıkan, kanundaki tespit sürecine tabi hastalık ya da engellilik hâlidir. Bir hastalığın çalışma döneminde görülmesi tek başına yeterli değildir; işle bağlantısı ve yetkili sağlık değerlendirmesi önem taşır.
İlgili mevzuat: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m. 14 · 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, m. 3
İş ve Sosyal Güvenlik
Mobbing (Psikolojik Taciz)
İşyerinde bir çalışanın sistematik biçimde dışlanması, aşağılanması veya yıldırılması gibi davranışlarla kişiliğinin zedelenmesini ifade eden kavramdır. İşveren işçinin kişiliğini korumak, işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzen sağlamak ve özellikle psikolojik ve cinsel tacizi önleyip tacize uğrayanların daha fazla zarar görmemesi için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğe aykırılık nedeniyle kişilik haklarının ihlalinden doğan zararlar, sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine göre tazmin edilir.
İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 417
İş ve Sosyal Güvenlik
Muvazaalı Alt İşverenlik
Asıl işveren ile alt işveren arasındaki ilişkinin, kanuni koşulları taşımadığı hâlde görünüşte alt işverenlik olarak kurulmasıdır. Kanun, asıl işverenin işçilerinin alt işverence işe alınarak haklarının kısıtlanmasını ve daha önce o işyerinde çalıştırılan kimseyle alt işveren ilişkisi kurulmasını yasaklar; bu hâllerde ve genel olarak muvazaalı işlem varsa alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılır. Uzmanlık gerektirmeyen asıl iş bölünerek alt işverene verilemez.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 2
Ö
İş ve Sosyal Güvenlik
Ölüm Aylığı
Vefat eden sigortalının kanundaki koşulları sağlayan hak sahiplerine ölüm sigortasından bağlanan aylıktır. Miras payı gibi herkese mirasçılık oranında dağıtılmaz; hak sahipliği, gelir veya çalışma durumu ve diğer koşullar ayrı değerlendirilir.
İlgili mevzuat: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m. 32–35
İş ve Sosyal Güvenlik
Özlük Dosyası
İşverenin çalıştırdığı her işçi için düzenlemek zorunda olduğu ve işçinin kimlik bilgileri ile mevzuat gereği tutulması gereken belge ve kayıtları içeren dosyadır. İşveren bu dosyayı istendiğinde yetkili memur ve mercilere göstermekle yükümlüdür. İşçi hakkında edinilen bilgiler dürüstlük kuralına ve hukuka uygun kullanılmalı, gizli kalmasında işçinin haklı çıkarı bulunan bilgiler açıklanmamalıdır.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 75
P
İş ve Sosyal Güvenlik
Pazarlamacılık Sözleşmesi
Pazarlamacının sürekli olarak, ticari işletme sahibi işveren hesabına ve işletme dışında her türlü işlemin yapılmasına aracılık etmeyi veya yazılı anlaşma varsa bu anlaşmada belirtilen işlemleri yapmayı, işverenin de ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Hizmet sözleşmesinin özel bir türüdür; sözleşmenin süresi, sona ermesi, pazarlamacının yetkileri ve ücret ile masrafların ödenmesi gibi hususlar taraflarca belirlenmemişse kanun hükümleri ve alışılmış hizmet koşulları uygulanır. Bağımsız çalışan acente ve simsardan bağımlılık unsuruyla ayrılır.
İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 448–449
İş ve Sosyal Güvenlik
Prime Esas Kazanç
Sosyal sigorta primlerinin ve bazı ödeneklerin hesabına esas alınan kazançtır. Hizmet akdiyle çalışanlarda hak edilen ücretler ile prim, ikramiye ve benzeri istihkakların brüt toplamı esas alınır; ayni yardımlar, kıdem ve ihbar tazminatı, belirli tutara kadar yemek bedeli ile sınırlı özel sağlık sigortası ve bireysel emeklilik katkıları gibi kanunda sayılan ödemeler prime tabi tutulmaz. Kazanç, asgari ücrete bağlı günlük alt ve üst sınırlar arasında dikkate alınır.
İlgili mevzuat: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m. 80 ve 82
R
İş ve Sosyal Güvenlik
Rekabet Yasağı
Fiil ehliyetine sahip işçinin, sözleşmenin sona ermesinden sonra işverenle rekabet etmekten, özellikle rakip işletme açmaktan veya rakip işletmede çalışmaktan kaçınmayı yazılı olarak üstlenmesidir. Kayıt, işçinin müşteri çevresi, üretim sırları veya işverenin işleri hakkında bilgi edinebildiği ve bunların kullanılmasının işverene önemli zarar verebileceği hâllerde geçerlidir. Yasak yer, zaman ve iş türü bakımından uygun sınırlar içermeli, özel durumlar dışında iki yılı aşmamalıdır; hâkim aşırı yasağı daraltabilir.
İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 444–447
İş ve Sosyal Güvenlik
Risk Değerlendirmesi
İşyerindeki tehlikelerin ve bunların yaratabileceği risklerin belirlenerek gerekli koruyucu önlemlerin planlanmasıdır. Yalnız bir belge hazırlamakla sınırlı değildir; çalışma ortamı, ekipman ve özel risk altındaki çalışanlar dikkate alınmalıdır.
İlgili mevzuat: 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, m. 3 ve 10
S
İş ve Sosyal Güvenlik
Sendika
İşçilerin veya işverenlerin çalışma ilişkilerinde ortak ekonomik ve sosyal hak ve çıkarlarını korumak ve geliştirmek için en az yedi kişinin bir araya gelerek bir işkolunda faaliyet göstermek üzere kurduğu tüzel kişiliğe sahip kuruluştur. On beş yaşını dolduran işçiler işçi sendikasına üye olabilir; üyelik serbesttir ve kimse üye olmaya veya olmamaya zorlanamaz. Üyelik e-Devlet üzerinden başvuru ve sendikanın kabulüyle kazanılır; başvuru otuz gün içinde reddedilmezse kabul edilmiş sayılır.
İlgili mevzuat: 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu, m. 2 ve 17
İş ve Sosyal Güvenlik
Sendikal Tazminat
İşverenin işe almada, çalışma şartlarında veya iş sözleşmesinin feshinde, işçinin sendikaya üye olup olmaması ya da sendikal faaliyeti nedeniyle farklı işlem yapması hâlinde hükmedilen, işçinin bir yıllık ücret tutarından az olmayan tazminattır. Sendikal nedenle feshedilen işçi 4857 sayılı Kanunun 20 ve 21. maddelerine göre dava açabilir; sendikal neden tespit edilirse işe başlatma şartı aranmaksızın sendikal tazminata hükmedilir, ancak ayrıca işe başlatmama tazminatı verilmez. Fesihte fesih nedenini işveren, feshin sendikal nedene dayandığını ise işçi ispat eder.
İlgili mevzuat: 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu, m. 25
İş ve Sosyal Güvenlik
Sigortalılık Başlangıcı
Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında, kişinin 5510 sayılı Kanuna veya önceki sosyal güvenlik kanunlarına tabi olarak bu sigortalara ilk defa girdiği tarihtir; emeklilikte aranan sigortalılık süresi bu tarihten hesaplanır. 5510 sayılı Kanunun uygulanmasında 18 yaşından önce bu sigortalara tabi olanların sigortalılık süresi 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış sayılır; önceki primler gün sayısına eklenir. Başlangıçtan önceki süreler borçlanılırsa başlangıç, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür.
İlgili mevzuat: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m. 7, 38 ve 41 · 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, geçici m. 7
İş ve Sosyal Güvenlik
Sigortalılık Statüleri (4/a, 4/b, 4/c)
Sosyal güvenlik sisteminde sigortalıların çalışma biçimlerine göre ayrıldığı üç statüdür. 4/a hizmet akdiyle bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanları; 4/b köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanları; 4/c ise kamu idarelerinde kadro veya pozisyonlarda çalışan ve kanunlarında 4/a kapsamında sigortalı olması öngörülmeyenleri kapsar. Günlük dilde bu statüler için sırasıyla SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı ifadeleri kullanılır.
İlgili mevzuat: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m. 4
İş ve Sosyal Güvenlik
Sosyal Güvenlik Destek Primi
5510 sayılı Kanunun yürürlüğünden önce sigortalı olup emekli aylığı alırken hizmet akdiyle çalışmaya devam eden kişiler için ödenen primdir. Bu kişiler bakımından prim, prime esas kazanç üzerinden, kısa vadeli sigorta kolları prim oranına yüzde otuz oranı eklenerek bulunan toplam oranla hesaplanır; yüzde otuzun dörtte biri sigortalı, dörtte üçü işveren hissesidir ve bunlar hakkında yalnız iş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulanır. Kanunun yürürlüğünden sonra ilk kez sigortalı olanlarda ise emeklilikten sonra bağımsız çalışma dışında bir çalışmaya başlanması kural olarak aylığın kesilmesine yol açar.
İlgili mevzuat: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m. 30 ve geçici m. 14
İş ve Sosyal Güvenlik
Sürekli İş Göremezlik Geliri
İş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az yüzde on oranında azaldığı Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalıya bağlanan gelirdir. Sürekli tam iş göremezlikte aylık kazancın yüzde yetmişi oranında gelir bağlanır; kısmi iş göremezlikte bu tutarın iş göremezlik derecesine isabet eden kısmı ödenir, başkasının sürekli bakımına muhtaç olanlarda oran yüzde yüzdür. Malullük aylığından ayrı bir haktır; bağımsız çalışanlarda prim ve prime ilişkin borçların ödenmiş olması gerekir.
İlgili mevzuat: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m. 16 ve 19
T
İş ve Sosyal Güvenlik
Telafi Çalışması
Zorunlu nedenlerle işin durması, ulusal bayram ve genel tatillerden önce veya sonra işyerinin tatil edilmesi, benzer nedenlerle normal çalışma sürelerinin önemli ölçüde altında çalışılması veya işyerinin tamamen tatil edilmesi ya da işçinin talebiyle izin verilmesi hâllerinde çalışılmayan sürelerin işverence dört ay içinde sonradan çalıştırılarak karşılanmasıdır; Cumhurbaşkanı bu süreyi iki katına kadar artırabilir. Telafi çalışması fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma sayılmaz; günlük en çok çalışma süresini aşmamak koşuluyla günde üç saati geçemez ve tatil günlerinde yaptırılamaz.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 64
İş ve Sosyal Güvenlik
Toplu İş Sözleşmesi
İş sözleşmesinin yapılması, içeriği ve sona ermesine ilişkin hususları düzenlemek üzere işçi sendikası ile işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren arasında yazılı olarak yapılan sözleşmedir. Tarafların karşılıklı hak ve borçlarını, uygulama ve denetimini ve uyuşmazlık çözüm yollarını da düzenleyebilir; kural olarak en az bir, en çok üç yıl süreli yapılır, ancak faaliyeti bir yıldan az süren işlerde süresi bir yıldan az olabilir. Sözleşmeden kural olarak taraf işçi sendikasının üyeleri yararlanır; üye olmayanlar dayanışma aidatı ödeyerek yararlanabilir.
İlgili mevzuat: 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu, m. 2, 33, 35 ve 39
İş ve Sosyal Güvenlik
Toplu İşçi Çıkarma
İşverenin ekonomik, teknolojik, yapısal ve benzeri işletme, işyeri veya işin gerekleri nedeniyle bir aylık süre içinde aynı veya farklı tarihlerde, işyerindeki işçi sayısına göre kanunda belirtilen sayıda (20–100 işçide en az 10, 101–300 işçide en az yüzde 10, 301 ve üzerinde en az 30) işçinin iş sözleşmesini feshetmesidir. İşveren bunu en az otuz gün önceden yazıyla işyeri sendika temsilcilerine, bölge müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumuna bildirir; fesihler bölge müdürlüğüne bildirimden otuz gün sonra hüküm doğurur. Aykırılık idari para cezası gerektirir; bu hükümler iş güvencesini engellemek için kullanılamaz.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 29 ve 100
U
İş ve Sosyal Güvenlik
Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücreti
4857 sayılı Kanun kapsamındaki işçiye, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmasa da ödenen ücrettir. Bu günlerde çalışılması hâlinde, çalışılan her gün için ayrıca bir günlük ücret ödenir. Tatilin süresi, çalışma kaydı ve ücretin hesabına ilişkin kurallar birlikte değerlendirilir.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 47 ve 49–50
İş ve Sosyal Güvenlik
Uzaktan Çalışma
İşçinin işverenin iş organizasyonu içinde görevini evinde veya teknolojik iletişim araçlarıyla işyeri dışında yerine getirdiği, yazılı olarak kurulan iş ilişkisidir. İşin uzaktan yapılması işçilik haklarını kaldırmaz; eşit işlem, bilgilendirme ve iş sağlığı yükümlülükleri devam eder.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 14
Ü
İş ve Sosyal Güvenlik
Ücret
Bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve parayla ödenen tutardır. Ücret, prim, ikramiye ve benzeri istihkaklar kural olarak Türk parası ile işyerinde veya bu amaçla açılan banka hesabına ödenir; bono, kupon veya benzeri senetlerle ücret ödenemez. Ücret en geç ayda bir ödenir; iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesiyle ödeme süresi bir haftaya kadar indirilebilir.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 32
İş ve Sosyal Güvenlik
Ücret Hesap Pusulası
İşçiye yapılan ücret ödemesinin dönemini, eklerini ve kesintilerini gösteren belgedir. Fazla çalışma ve tatil ücretleri gibi eklerle vergi veya sigorta kesintilerinin ayrı gösterilmesi gerekir; yalnız toplam ödeme tutarı bütün hesabı açıklamaz.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 37
İş ve Sosyal Güvenlik
Ücret Ödenmediğinde İş Görmekten Kaçınma
Ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçinin, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilmesidir. İşçilerin bu nedenle kişisel kararlarıyla çalışmaması sayıca toplu bir nitelik kazansa da grev sayılmaz. Bu nedenle çalışmayan işçinin iş sözleşmesi feshedilemez, yerine yeni işçi alınamaz ve iş başkasına yaptırılamaz; gününde ödenmeyen ücret için mevduata uygulanan en yüksek faiz işletilir.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 34
V
İş ve Sosyal Güvenlik
Vardiyalı Çalışma
İşin kesintisiz sürdürülmesi için işçilerin birbirini izleyen postalar hâlinde sırayla çalıştırılmasıdır. Gece ve gündüz işletilen işlerde bir çalışma haftası gece çalışan işçiler sonraki çalışma haftasında gündüz postasına alınır; iki haftalık nöbetleşme de uygulanabilir. Postası değiştirilen işçi kesintisiz en az on bir saat dinlendirilmeden diğer postada çalıştırılamaz ve gece çalışması kural olarak yedi buçuk saati geçemez.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 69 ve 76
Y
İş ve Sosyal Güvenlik
Yaşlılık Aylığı
Uzun vadeli sigorta sisteminde kişiye kendi sigortalılığı üzerinden kanuni koşullarla bağlanan aylıktır. Sigortalılık başlangıcı, tabi olunan statü, prim ve varsa yaş koşulları ile geçiş hükümleri birlikte değerlendirilir; herkes için tek bir emeklilik şartı yoktur.
İlgili mevzuat: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m. 28–30 ve geçici m. 1–2
İş ve Sosyal Güvenlik
Yeni İş Arama İzni
Bildirim süreleri içinde işverenin, işçiye yeni bir iş bulması için iş saatleri içinde ve ücret kesintisi yapmadan vermek zorunda olduğu izindir. İzin günde iki saatten az olamaz; işçi isterse izin saatlerini, işten ayrılacağı günden önceki günlere rastlatmak ve işverene bildirmek koşuluyla toplu kullanabilir. İzin verilmez veya eksik kullandırılırsa o süreye ilişkin ücret ödenir; izin sırasında çalıştırılan işçiye ayrıca çalıştırıldığı sürenin ücreti yüzde yüz zamlı ödenir.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 27
Sayfa 2 / 3 · 51–100 / 102 terim
Kaynaklar ve Güncellik
Son kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026. Tanımlar, 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla yapılanlar dâhil yürürlükteki değişiklikler gözetilerek Mevzuat Bilgi Sistemi’ndeki güncel metinlerle karşılaştırılmıştır. Tanımlar genel bilgi verir; terim sayfalarındaki kanun bağlantıları resmî mevzuat metinlerine yönelir, akademik görüşler Doktrin başlığıyla ayrılır. İşlem yapılacak tarihte yürürlük, geçiş hükümleri ve olayın özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Kaynak ve Güncelleme Politikası · İletişim · Hukuki Hesaplama Araçları · Av. Mete ŞAHİN — 2026 Yargıda Parasal Sınırlar